☰
✕

Akdeniz'in derinliklerinden 2 bin 100 yıllık sofra takımları çıkarıldı

TAKİP ET

Antalya'nın Adrasan açıklarında sürdürülen sualtı kazılarında, yaklaşık 2 bin 100 yıl önce batan bir geminin taşıdığı binlerce seramik eser gün yüzüne çıkarılıyor. Batıkta 122 farklı form ve boyutta sofra kabı tespit edildi.

 

 

Antalya’nın Kumluca ilçesine bağlı Adrasan açıklarında yürütülen sualtı arkeoloji çalışmaları, Akdeniz’in antik dönem ticaretine ilişkin önemli bulgular ortaya koyuyor. Yaklaşık 2 bin 100 yıllık olduğu değerlendirilen seramik yüklü gemi batığında 2025 yılında başlayan kazılarda binlerce eser gün yüzüne çıkarıldı.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, batıkta yürütülen çalışmalara ilişkin yaptığı açıklamada, Akdeniz’in derinliklerinde antik döneme ait önemli sofra takımlarının bulunduğunu belirtti. Ersoy, eserlerin dönemin üretim teknolojisi ve ticaret bağlantıları hakkında önemli bilgiler sunduğunu ifade etti.

Batıktan 122 farklı seramik formu çıktı

Deniz yüzeyinin yaklaşık 42 ila 55 metre altında bulunan batığın ana yükünü tabak ve kaseler oluşturuyor. Eserlerin önemli bölümünün antik dönemde Rhosus adıyla bilinen ve günümüzde Hatay’ın Arsuz ilçesiyle ilişkilendirilen üretim merkezlerinden geldiği değerlendiriliyor.

Kazılarda şimdiye kadar 122 farklı form ve boyutta seramik ürün tespit edildi. Buluntular arasında kuruyemiş tabakları, çorba kaseleri, balık tabakları ve farklı büyüklüklerde tepsiler yer alıyor.

Söz konusu seramiklerin Roma dünyasında rağbet gören lüks sofra ürünleri arasında bulunduğu belirtiliyor. Batıkta ayrıca Ege’deki bazı adalarda üretildiği düşünülen amforaların da bulunması, geminin farklı merkezlerden gelen çeşitli ürünleri taşıdığını ortaya koyuyor.

Çiçero’nun mektuplarında da Rhosus seramikleri yer alıyor

Batıkta bulunan eserleri dikkat çekici hale getiren unsurlardan biri de antik kaynaklardaki kayıtlarla bağlantısı.

Roma döneminin ünlü hatip ve devlet adamı Çiçero’nun, MÖ 50 yılında dostu Attikus’a gönderdiği bir mektupta Rhosus’tan seramik kaplar sipariş ettiğinden söz ettiği aktarılıyor.

Adrasan açıklarındaki batıkta bulunan seramiklerin de Rhosus üretimiyle ilişkilendirilmesi, bu ürünlerin antik Akdeniz ticaretindeki konumuna ilişkin araştırmalara katkı sağlıyor.

Seramikleri koruyan yöntem: Kil tabakası

Batıktaki eserlerin yaklaşık 2 bin 100 yıl sonra büyük ölçüde korunmuş şekilde bulunmasında, geminin yükleme yönteminin etkili olduğu değerlendiriliyor.

Seramik kapların ahşap sandıklara yerleştirilmesi sırasında aralarına kil konulduğu belirtiliyor. Bu yöntemin, geminin batışı sırasında kapların birbirine çarpmasını ve kırılmasını önlediği, böylece eserlerin uzun süre korunmasına katkı sağladığı ifade ediliyor.

Denizden çıkarılan seramikler, antik dönemin üretim teknikleri, kullanım alışkanlıkları ve sofra kültürü hakkında arkeologlara yeni bilgiler sunuyor.

Geminin güzergahına ilişkin önemli ipuçları

Batıkta ele geçirilen Antakya kökenli MÖ 1. yüzyıla ait sikkeler, geminin tarihinin belirlenmesine yardımcı oluyor.

Buluntular, geminin MÖ 1. yüzyılın ortalarında Antakya, Ege, Yunanistan ve İtalya kıyıları arasındaki ticaret güzergahında faaliyet göstermiş olabileceğine işaret ediyor.

Arsuz çevresinden yola çıktığı değerlendirilen geminin, Roma yönünde ilerlediği sırada olumsuz hava koşulları nedeniyle bir sığlığa çarparak battığı tahmin ediliyor.

Sualtı kazıları devam ediyor

Adrasan açıklarındaki batıkta çalışmalar, sualtı arkeologlarının yanı sıra gelişmiş sualtı robotlarının desteğiyle sürdürülüyor.

Kazılardan elde edilen eserlerin incelenmesiyle batığın taşıdığı yük, geminin güzergahı ve antik Akdeniz’deki ticaret ağlarına ilişkin yeni bilgilerin ortaya çıkarılması hedefleniyor. Çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte yaklaşık 2 bin 100 yıl önce Akdeniz’de gerçekleştirilen deniz ticaretine dair daha kapsamlı verilerin elde edilmesi bekleniyor.