İnfaz sisteminde yeni dönem hazırlığı: İlk kez suç işleyene erken tahliye seçeneği
Türkiye'de ceza infaz sisteminin yeniden ele alınmasına yönelik hazırlıkların, TBMM'nin yeni yasama döneminin başlamasıyla birlikte hız kazanması bekleniyor. Gündemdeki başlıklardan biri, ilk kez suç işleyen ve yeniden suç işlemeyeceği değerlendirilen hükümlüler açısından denetimli serbestlik ve koşullu salıverme imkanlarının yeniden düzenlenmesi.
Türkiye’de ceza infaz sisteminin yeniden ele alınmasına yönelik hazırlıkların, TBMM’nin yeni yasama döneminin başlamasıyla birlikte hız kazanması bekleniyor. Gündemdeki başlıklardan biri, ilk kez suç işleyen ve yeniden suç işlemeyeceği değerlendirilen hükümlüler açısından denetimli serbestlik ve koşullu salıverme imkanlarının yeniden düzenlenmesi.
AK Parti kaynaklarının değerlendirmelerine göre amaç, infaz sistemini daha sade, öngörülebilir ve adil bir yapıya kavuşturmak. Bu kapsamda hükümlünün yalnızca aldığı cezanın süresinin değil, suçun niteliği, kişinin yeniden suç işleme riski, iyi hal durumu ve topluma yeniden kazandırılmasına yönelik çalışmaların da dikkate alınması üzerinde duruluyor.
İlk kez suç işleyene farklı infaz yaklaşımı
Üzerinde konuşulan modellerden birinde, hayatında yalnızca bir kez suç işlemiş bir kişinin, kendisine yönelik eğitim, rehabilitasyon ve sosyal destek çalışmalarının ardından yeniden suç işlemeyeceği kanaati oluşması halinde daha erken şekilde denetimli serbestliğe ayrılabilmesi gündeme geliyor.
Ancak bu değerlendirme, “ilk kez suç işleyen herkes otomatik olarak erken tahliye edilecek” anlamına gelmiyor. Böyle bir sistemin hayata geçirilmesi halinde suçun niteliği, hükümlünün iyi hali ve yeniden suç işleme riski gibi kriterlerin belirleyici olması bekleniyor.
Mevcut sistemde de denetimli serbestlik, hükümlünün toplum içinde denetim ve takibinin yapılması ve yeniden topluma kazandırılması amacıyla uygulanıyor. Adalet Bakanlığına bağlı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün mevcut düzenlemelerinde risk ve ihtiyaç değerlendirmesi ile iyileştirme faaliyetleri bu sürecin önemli unsurları arasında yer alıyor.
İnfazda “yamalı bohça” eleştirisi
İktidar kanadında uzun süredir infaz mevzuatının çok sayıda değişiklikle karmaşık hale geldiği ve benzer durumdaki hükümlülerin farklı infaz rejimlerine tabi tutulmasının adalet algısını zedelediği yönünde değerlendirmeler yapılıyor.
MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız da daha önce infaz kanununun yeniden ve bütüncül biçimde ele alınması gerektiğini savunmuştu. Bu nedenle yeni düzenlemenin yalnızca belirli bir gruba yönelik süre veya oran değişikliğinden ziyade, infaz sisteminin genel yapısında sadeleştirme hedefi taşıması bekleniyor.
Nitekim 11. Yargı Paketi kapsamında da ceza infaz sistemindeki bazı eşitsizlikleri gidermeye yönelik düzenlemeler hayata geçirilmişti. Adalet Bakanlığı, 31 Temmuz 2023 tarihi itibarıyla uygulanan bazı erken açık cezaevi ve denetimli serbestlik imkanlarının kapsamının genişletildiğini açıklamıştı.
Cezasızlık algısı da gündemde
Yeni çalışmalarda bir yandan hükümlünün topluma kazandırılması hedeflenirken diğer yandan kamuoyunda “cezasızlık” algısının oluşmasının önüne geçilmesi amaçlanıyor.
Adalet Bakanlığının 2024-2028 Stratejik Planı'nda da infaz sisteminde cezasızlık algısına yol açabilecek hususlara ilişkin düzenlemeler yapılması hedeflenmiş; denetimli serbestlik uygulamasında hükümlünün durumuna ve suçun niteliğine daha fazla odaklanılması öngörülmüştü.
Bu nedenle önümüzdeki dönemde yapılması beklenen çalışmalarda iki hedefin birlikte ele alınması bekleniyor: Suç işleyen kişinin topluma yeniden kazandırılması ve mağdur ile toplum açısından güvenlik risklerinin azaltılması.
Meclis açılınca gündem hızlanacak
AK Parti kaynaklarının verdiği mesajlara göre infaz sistemiyle ilgili çalışmaların TBMM’nin açılmasının ardından aşamalı şekilde gündeme gelmesi bekleniyor. Ancak şu aşamada Meclis'e sunulmuş, kesinleşmiş bir infaz düzenlemesi bulunmadığından erken tahliye konusunda süre, kapsam ve hangi suçların düzenlemeye dahil edileceği gibi ayrıntılar henüz netleşmiş değil.
Dolayısıyla gündemdeki “ilk kez suç işleyene erken tahliye” başlığının, şu an için kesinleşmiş bir hak değil, üzerinde çalışılan olası bir model olarak değerlendirilmesi gerekiyor.
Yeni düzenlemenin şekillenmesiyle birlikte özellikle denetimli serbestlik, koşullu salıverme, iyi hal değerlendirmesi ve mükerrir hükümlülere ilişkin kuralların nasıl değişeceği daha net ortaya çıkacak.