TBMM'ye sosyal medya çağrısı: Vatandaşlardan TikTok yasağı ve yaş doğrulama sistemi talebi
TBMM Dilekçe Komisyonu'na yapılan başvurularda sosyal medya kullanımına ilişkin dikkat çeken talepler gündeme geldi. Vatandaşlar, çocukların dijital mecralardaki risklerden korunması, yapay zekâ destekli dolandırıcılığın önlenmesi ve kamu kurumlarının sosyal medya kullanımının sınırlandırılması için yeni düzenlemeler istedi.
Sosyal medya platformlarının çocuklar ve gençler üzerindeki etkilerine yönelik tartışmalar sürerken, vatandaşların bu alandaki talepleri Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne de yansıdı.
TBMM Dilekçe Komisyonu’na iletilen başvurularda, özellikle çocukların korunması, kişisel verilerin güvenliği ve dijital dolandırıcılıkla mücadele başlıklarında daha sıkı tedbirler alınması istendi.
TikTok için erişim engeli talebi
Dilekçelerde öne çıkan taleplerden biri, başta TikTok olmak üzere bazı sosyal medya platformlarının tamamen erişime kapatılması oldu.
Başvurularda sosyal medya kullanımının gençlerde bağımlılık oluşturabileceği, bilgi kirliliğini artırabileceği ve çocukların zararlı içeriklerle karşılaşma riskini yükseltebileceği savunuldu. Bu gerekçelerle platformlara yönelik daha ağır yaptırımlar uygulanması talep edildi.
Sosyal medyaya girişte e-Devlet önerisi
Vatandaşların gündeme getirdiği bir diğer öneri ise yaş doğrulama sistemi oldu.
Buna göre sosyal medya platformlarında kullanıcıların yaşlarının güvenilir biçimde tespit edilebilmesi amacıyla e-Devlet altyapısından yararlanılması ve platformlara bir doğrulama anahtarı veya API sistemi üzerinden erişim sağlanması önerildi.
Bu sistemin, özellikle çocukların yaş sınırı bulunan dijital içeriklerden korunmasına katkı sağlaması ve kişisel verilerin kontrolsüz biçimde platformlarla paylaşılmasının önüne geçmesi hedefleniyor.
15 yaş altı kullanıcılar için istisna önerisi
Sosyal medya kullanımına yönelik yaş sınırı tartışmalarında ise eğitsel ve kültürel içeriklerin ayrı değerlendirilmesi istendi.
Dilekçelerde, 15 yaşın altındaki çocuklara yönelik olası sosyal medya kısıtlamalarında sanat, kültür ve eğitim amacı taşıyan içeriklerin kapsam dışında bırakılması önerildi.
Kamu kurumlarının sosyal medya kullanımı da gündemde
Başvurularda yalnızca bireysel kullanıcıların değil, kamu kurumlarının sosyal medya kullanımının da sınırlandırılması talep edildi.
Vatandaşlar, kamu kurumlarının resmi duyuru ve bilgilendirmelerini sosyal medya hesapları yerine kurumların resmi internet siteleri ve yerli dijital platformlar üzerinden gerçekleştirmesini istedi.
Bu önerinin, vatandaşların kamuya ait bilgilere daha güvenilir ve doğrudan kanallardan ulaşmasını sağlamaya yönelik olduğu belirtildi.
Yapay zekâ dolandırıcılığı için yeni yasa talebi
Yapay zekâ teknolojilerinin gelişmesiyle ortaya çıkan yeni dolandırıcılık yöntemleri de TBMM’ye taşınan konular arasında yer aldı.
Dilekçelerde, yapay zekâ kullanılarak oluşturulan sahte video ve görüntüler aracılığıyla gerçekleştirilen dolandırıcılıklara karşı özel bir yasal düzenleme hazırlanması istendi.
Kadınlara yönelik dijital zorbalığın önlenmesi amacıyla ayrıca yeni bir hukuki düzenleme yapılması talebi de başvurularda yer aldı.
Kripto piyasasına yönelik içeriklere de müdahale talebi
Vatandaşların talepleri arasında kripto para piyasalarındaki bilgi kirliliği ve manipülasyon iddiaları da bulunuyor.
Bazı YouTube ve Telegram hesaplarının kripto piyasalarında manipülasyona neden olduğu ileri sürülerek bu tür hesapların kapatılması yönünde düzenleme yapılması istendi.
Talepler yasaya dönüşecek mi?
TBMM Dilekçe Komisyonu’na ulaşan başvurular, vatandaşların sosyal medya konusunda yalnızca platformlara erişim veya yaş sınırı gibi konularla sınırlı kalmayan, kapsamlı bir düzenleme beklentisi içinde olduğunu gösteriyor.
Ancak dilekçelerde yer alan taleplerin Meclis tarafından değerlendirilmesi, bunların doğrudan yasalaşacağı anlamına gelmiyor. Önerilerin hayata geçmesi için ilgili kurumların değerlendirmesi ve gerekli görülmesi halinde yeni yasal veya idari düzenlemelerin yapılması gerekiyor.