101 erişkin, 16 çocuk kalp merkezi bulunuyor
Sağlık Bakanlığı bünyesindeki kamu hastanelerinde 101 erişkin kalp merkezi ve 16 pediatrik kalp merkezi olmak üzere toplam 117 merkez hizmet veriyor.Kardiyoloji ve kalp damar cerrahisi başta olmak üzere farklı uzmanlık alanlarının koordineli çalıştığı merkezlerde, hastaların tanıdan tedaviye ve tedavi sonrasındaki takiplerine kadar olan süreçleri kapsamlı şekilde yürütülüyor.İleri tıbbi teknolojilerin kullanıldığı kalp merkezleri, özellikle ciddi kalp hastalıklarının değerlendirilmesi ve ileri tedavi yöntemlerinin uygulanmasında önemli bir görev üstleniyor.Kalp nakli süreçleri uzman ekipler tarafından yürütülüyor
İleri seviyede kalp yetmezliği bulunan ve nakil açısından gerekli tıbbi şartları taşıyan hastalar, ilgili merkezlerde ayrıntılı değerlendirmeden geçiriliyor. Uygun hastalar için kalp nakli süreci uzman ekiplerin koordinasyonunda yürütülüyor.Verilere göre Türkiye'de geçen yıl 46 kalp nakli gerçekleştirildi. 2026 yılının ilk yarısında ise 11 hastaya kalp nakli yapıldı. Nakil sonrasında hastaların tedavi ve takipleri de uzman sağlık ekipleri tarafından sürdürüldü.Kalp hastalıklarında erken tanı önem taşıyor
Kalp ve damar hastalıklarının yalnızca tedavi edilmesi değil, ortaya çıkmadan önce risklerin azaltılması da sağlık politikalarının önemli başlıkları arasında yer alıyor.Birinci basamak sağlık hizmetlerinde vatandaşların kalp ve damar hastalıkları açısından risk değerlendirmeleri yapılırken, hipertansiyon ve diyabet gibi önemli risk faktörlerinin erken dönemde tespit edilmesine yönelik çalışmalar yürütülüyor.Tütün kullanımının azaltılması, dengeli beslenme ve düzenli fiziksel aktivitenin teşvik edilmesi de koruyucu sağlık hizmetleri kapsamında ele alınıyor.Kalp sağlığı için günlük alışkanlıklara dikkat
Uzmanların ve sağlık otoritelerinin önerileri doğrultusunda kalp ve damar hastalıkları riskini azaltmak için tütün ve tütün ürünlerinden uzak durulması, dengeli beslenme alışkanlığının benimsenmesi ve düzenli fiziksel aktivite yapılması önem taşıyor.Bunun yanında ideal vücut ağırlığının korunması, kan basıncı, kan şekeri ve kolesterol değerlerinin düzenli şekilde takip edilmesi gerekiyor. Kalp ve damar hastalıkları açısından risk taşıyan kişilerin aile hekimlerine başvurarak değerlendirme yaptırmaları da öneriliyor.Göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı veya inme belirtileri gibi ciddi şikayetlerin ortaya çıkması halinde ise zaman kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması önem taşıyor.Kalp ve damar hastalıklarının önemli bir bölümünde önlenebilir risk faktörleri bulunurken, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının erken yaşlardan itibaren benimsenmesinin hem hastalık riskinin azaltılmasına hem de yaşam kalitesinin korunmasına katkı sağladığı belirtiliyor.